Powered By Blogger

29 Eylül 2013 Pazar

Bir kadin bunalimi

Herkes tam bir gerizekali veya ben herkesten daha salagim
Yeni baslangiclar gerek beni benden alacak..cantami duzenlemekle baslayabilirim
Beynimdeki sesleri durduramiyorum...
Herkes kotu ya da ben herkesten kotuyum
Su an ne iyi gelebilir acaba bana ....ca

17 Haziran 2013 Pazartesi

KİŞİSEL GELİŞİM ZİNCİRLEMESİ!!!!!

Çok mu mutsusuz....Son okuduğun bütün kitaplarda , aldığın eğitimlerde eğitiminle ilgili herşeyde çözümün kendi içimizdeolduğu anlatılıyor ya ... Cem Yılmaz'ın espirisi gelir hep aklıma :)
Secretla , NLP ler ,Kuantumlar ....
Yanlış demiyorum ... Ne haddime ... ki ben NLP kurslarına ve birçok kişisel gelişim kurslarına katılmış ve bunun bendeki etkisini tarif edemeyeceğim bir olgudur.
Yalnız iş güç anlamında fazla mı sömürülmeye başlandı diye de duramıyorum artık. Herkes kalıp halinde aynı cümleleri çevirip çevirip sunuyorlar.
Cümleleri ezberletinceye kadar hayatla dans etmesini öğretsinler bize. Ders çalıştırmayı kalıp ezberletmeyi değil.
Yeni bir kitap çıkar hemen bir ümitle alır başucumuza koyarız. Diyorum ya bu çemberin halkası içinde ben de varım. Ama son zamanlarda da sorgulamaya başladım. Gelen emaillerden mesajlardan dolayı.
Hepimiz biliriz. Birçok şeyde kendimiz yön versek de bazı şeyler vardır ki Kaderi hatırlatır. Polyannacılık , olumlu düşünme , toz pembe hayaller almış başını gidiyor.
Gerçekçilikten yanayım.
İstemek için isteyebilmek gücü olmalı insanın
Fırsatı değerlendirmek için yaratabilecek fırsatları olmalı
Uygulamak için sağlığı olmalı
Nasıl yaşayabilmek için kalbe ihtiyacı varsa


Sevgiler....

15 Haziran 2013 Cumartesi

Browni Kekim Sosuyla Birleşince:)

Son günlerdeki en favori takıntım; browni yapmak .
Öncelikle bu konuda tevazu gösteremeyeceğimi belirtir, bu kendini beğenmişlik için ayrıca af diliyorum:) Bir browni bu kadar mı güzel olur. O kekin kıvamı , sosun çikolata diye haykırışı:)
Aslında en güzeli de misafirlerden gelen övgüler.
Yediklerime dikkat eden biri olarak, ufacık bir parçasını sindire sindire yemek büyük bir keyif. Bir de yanında orta şekerli bir Türk kahvesi varsa.

Arkadaşlardan o övgüleri alınca bütün tepsiyi ben yemişim gibi hissediyorum:) Tarifini vermeden olmaz sanırım :)

Malzemeler

* 1 su bardağı toz şeker
* 2 yumurta
* 1 su bardağı sıvı yağ
*1 su bardağı süt
* 7 yemek kaşığı kako
*2 avuç kadar ceviz içi
* 7-8 yemek kaşığı un
*1 paket kabartma tozu
* 1 paket vanilya

Yapılışı

Öncelikle mikserde yumurta ile toz şekeri iyice karıştıralım. Karışım yaparken lütfen mikser kullanmaya özen gösterin. Hamurun kalitesi genellikle bu performansa bağlı oluyor:)
Daha sonra 1 bardak sıvıyağ ve  1 bardak sütü ve kakaoyu  bu karışıma ekleyip tekrardan iyice karıştıralım. Sosu için bu karışımdan  1 bardak alalım. Kalan karışıma unu, kabartma tozu ceviz içi ve vanilyayı ekleyelim. Oldukça iyi çırpılmış bir hamur elde edelim. Yağlanmış tepsiye dökelim. Fakat lütfen karışımı döktüğünüz tepsi geniş bir kalıp olsun. Genellikle kare kek kalıpları kekin iyi pişmesi için uygun oluyor.
Önceden ısıtılmış fırında 45-50 dakika kadar pişirelim. Fırın ısısının 170 derecelerde olmasına özen gösterin. Fırından aldıktan sonra sosunu üzerine dökelim. İsteğe göre hindistan cevizi ile de süsleyebilirsiniz.
Afiyet bal şeker olsun:)


13 Haziran 2013 Perşembe

Hayatı Planlayanlardan mısınız ???

Her zaman disiplinli olmak için büyük bir çaba harcadım. Bazen 2 günü , bazen 1 haftayı planlardım. Açıkçası hoşuma giderdi. Kendimi rahat hissederdim. Daha huzurlu olurdum. Ne yapacagını biliyor olmak mı huzur veriyordu yoksa bir şeyleri yazıya dökmek mi ? Çookk uzun yıllar geçti anlamak için. Yazıya dökmek keyif veriyordu. Çünkü beynimden çıkıyordu. Düşüncelerimde saati günü olmayan konular gözümün önünde olunca   büyük işler yapmış gibi hissediyordum kendimi ya da yapacak olmanın verdiği keyfi önceden yaşıyordum.. Kim bilir...
Ya bazen her şey o kağıda yazdıkların gibi yürümezse?
Saati , konusu , günü ... bütün detaylar tutmayınca birbirini ne olacak ? Bu sefer de kağıtla yüzleşmek ağır gelmeye başlıyordu; " Bak gördün mü , seni burada bekliyorum birikti de birikti yapılacaklar. Sen git başka  uğraşlarla zaman geçir" Deliriyordum gün geçtikçe .
Okul yıllarından sonra hayatı planlamak daha zor oldu. Aslında bu noktada Kader kavramı giriyor devreye. Beklenmedik konular, hatta bir şey olmasına bile gerek kalmadan , bir bıkkınlık , enerji düşüklüğü . Hani kendini biraz akışına bırakman gerektiği dönemler olur ya .... NAsıl önceden kesştrebilir ki insan bunları .
Zaman ilerledikçe planlama yapılan kagıtlara önce saatleri yazmayı bıraktım ... Zaman daha da ilerledi... Günleri de yazmayı bıraktım. ve gün geldi plan yapmayı bıraktım.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

KIYMET BİLMEK

Sahip olduklarımızın değerini var iken bilmek gerekir değil mi. Neden kaybettikten sonra değer kazanır ? İşte o zaman keşkeler bitmek bilmez. Zamanı geri çevirmek istersiniz. Baştan yaşamak istersiniz. Aynı hataları yapmamak için mi acaba ? Bir yeni ben daha baştan yaşasa aynı şekilde yaşardım demez ki kimse . Küçücük ayrıntılarda saklı mutluluk

21 Mayıs 2013 Salı

ZAMAN !!!!!

Öyle de geçiyor böyle de geçiyor. Zaman....Geçtikçe hayattaki tek korkumla yüzleşir oldum. Cesurumdur. Hırslıyımdır. Bir tek şeye yenik düşüyorum; zamanın getirdiklerine.Aslında tepkisizleşiyorsun, gözünde yaş birikintisiyle dolaşmaya alışıyorsun. Bir şeyler yolunda ve beklediğinden iyi gidince de hayretle seyrediyorsun. Sen öylece seyrediyorsun ya  şaşkınlığından . İşte  yine kayıyor ellerinden zaman.
Sadece yorgunluk.... Saatlerce dinlensen bitmeyen bir yorgunluk... Kronikleşmiş.....
Başka başka konular kaplıyor beynini , başka hayatlar .
Ben ne zaman hayatımın başrolü olacağımı merak ediyorum. Belki de bundandır sorunları bu kadar içerlemem." Daha başrolde oynayacaktım" dememden.

14 Mayıs 2013 Salı

Hayat dersi derdine düşünce !!!

Oğluma anlattıklarım ve en son söylenen cümle ;
* Ne olursa olsun ne iş yaparsan yap , hayırlı kendi emeğinle yapacağın her işte hiç bir meslek ayrımı gözetmeksizin arkandayım, ama elinde üniversite diploman olmalı
*Hayatındaki tüm insanlarla ne kadar samimi olursan ol , annen , baban evladın dahi olsa mutlaka ince bir çizgin olmalı , o çizgiyi kimsenin geçmesine de izin vermemelisin
*Her zaman ve herşeyden önce öğretmenine saygılı ol. Ondan öğrendiklerini hayatın boyunca unutmayacak ve kullanacaksın .
*Herşeye ayırdığın zamanın bir kalitesi olsun . Zamanını iyi kullandığın zaman kendine ayırdığın vakitten, işinden gücünden gezmelerinden her şeyden ayrı bir keyif alırsın .
*10 tane konu için uğraşırken hepsini iyi yapacağım diye uğraşma, bu konulardan 1 ya da tanesini en iyi şekilde layıkıyla yap yeter.
*Daha çok daha daha fazla kazanacağım diye sakın sevdiklerine vakit ayırmayı ihmal etme . Mutlu gibi görünsende eninde sonunda mutsuz olursun. O zamanların değeri parayla ölçülemez . Her şeyi satın alsan da zamanı geriye alamazsın
*Arkadaşlarını seçerken lütfen iyi seç. Unutma bulunduğun ortam sana şekil verir. Mümkün olduğunca senden daha iyi daha başarılı insanlarla arkadaşlık yap .
* Hayatında ne kadar bolluk olursa olsun sana yettiği kadarıyla idare et . kılık kıyafet , eşya mal mülk le gözünü doyurma sonra aldığın şeyler seni mutlu etmeyecek. Mutlu olacak bir pay bırak kendine..

----------------Bu demek oluyor ki bana GAP ten hırka almayacaksın … Anladık!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Ben değil de beynim bunalıma girerse ....

---- Ne yapsam , çalışsam çalışmasam , gülsem mi ağlasam mı , ne zaman sigarayı bıraksam
---- aman bırakıp napıcan , börek mi yesem yok sabah yedin ya hayvan gibi  eee hadi sen otur şu maillerin içerisinde kaybol.
----- Tamam ya başlarım birazdan yok ben bi çıkıp hava alsam amannn yürüyecek halim yok...kahve içsem .
----.içtin ya bi sürü ... tamam al kalemi kağıdı eline günü programla ....
------tamam yaparım birazdan ...yaz geldi mi .
-------.geldi geldi bitiyor bile...bayram ne zaman.
---------.daha çok var...galatasaray şampiyon oldu unuttun mu....
-------unutmadım da ..daha radikal değişiklikler iyi olmaz mı napıcaklar ki beni antrenör mü yapacaklar ....
------- ay bugün pek bi huysuzsun .....
-------senin yüzünden ...
--------naptım ki...
--------şak diye gerçekleri yüzüme vurmak zorunda mısın ....
--------- gerçekler acıdır... ama bazen de tatlıdır..sabır gerek sabır sabır ......
-------ne yani ya herşeye sabır göstermek zorunda değilim ki.. bir garip çelişkilerdeyim ben ...
------.ben sana diyorum adana sonrası sendromu bu diye ..sen anlamıyosun ....
---------Sen de karar ver Pazartesi mi tatil sonrası senderomu mu ...
---------Senin değişikliğe ihtiyacın var ...iyi de neye ...
---------Sen daha iyi biliosun :))))
----------Konuşma benle öyle bilmece gibi.
---------Walla başa gelmiş bir kere çekilir ...
---------.Neden ne oldu ki ....
---------.Sen mi beni taşıyorsun ben mi seni belli değil.... Zorsun bir kere zor.... Bak ben bu kadar karmaşayı düzene sokarken , sen bir günü planlayamıyosun ... ununtma ki senden daha karmaşık bir varlığım....
-------- İYi be rahat bırak beni o zaman ..
------------.defol ne halin varsa gör ..
-----------..GErizekalı ...
----------- Salak sensin....
Nakavt olduğum anın kısa özeti.........

29 Nisan 2013 Pazartesi

KISKANÇLIK MI ???

Kadınsı duyguların ön sıralamasında yeralan bir konu!!!!  Severim kıskanmayı , aynı zamanda kıskanılmayı . Doğru söyleyin !!! kıskanılmak için giyinmiyor muyuz? Kıskanılmak için başarmıyor muyuz? Yeter ki bir şeyler söylesinler .. Ne söylenirse söylensin , bizim hakkımızda olsun . Kilo veririz baksınlar diye .    Bir şeyleri yakıştırırız kendimize sadece ama sadece bana baksınlar diye. Aslında kadın için ön planda olan bir konu olsa da erkek için farklı mı sanki ? belki konular farklıdır. Ne olursa olsun doğamızda var bütün bunlar . Hissiyatların hamuru yopurulurken , kıskançlık mayasından da konumuş bir kere. Tabi kıvamında güzel oluyor, hatta keyif veriyor insana. ama abartıldı mı .....İşte o noktada bütün hissiyatları yenerek galip gelen bu duygu demir parmaklıklar içerisine alıyor insanı.
Kıskançlık ; zamanı hayatı elinden çalan ,insanın bütün hücrelerini tek tek kemiren ve bu noktada kesinlikle diğer hastalıklar gibi tedavi olunması gereken bir hastalık......

26 Nisan 2013 Cuma

MESELE YAŞ DEĞİL ...

yaş 30 ( siz 28.5 diyebilirsiniz:))) anladım ki haklı olduğunu ispat etmenin en mükemmel yolu susmak.anladım ki annelik kadına verilmiş en güzel hediye. anladım ki yaşın ilerledikçe anneni babanı daha çok özlüyorsun. anladım ki en problemli insanlar çocukluğunu yaşayamamış olanlar. anladım ki pazartesi karar almak için uygun bir gün değil:)

BABAMA....

Aşağıdaki yazı face den alıntıdır . Yine bana ait. Yazının tarihi:31.Ocak.2012

sen 31.ocak.2008 de cennete gittiginde o gunku havanin guzelligi aklimdan cikmiyor.bugun 4. yil oldu ve 4 yil boyunca hic bir 31 ocakta hava okadar guzel olmadi.demek ki bu sadece sana ozelmis. nur icinde yat ve ben seni hep hep sevmeye devam edecegim.

ANLAYANA....

İnsanlar doğar ,yaşar ve ölür. Ama bazıları vardır ; ölür ,yaşar ve doğarlar. Çünkü onların öldüğü an yeniden doğduğu andır .

YORUM SUZZZZ!!!!!!

oglumla aramda gecen toren konusmasi:
-anne yarin toren var ataturk olmus. ..
-OĞLUM ölüm yil donumu diyebilirsin
-iste ogretmen dediki 8 e 30 kala okulda olunacak
- canim o sekiz bucuk olmasin
- ya anne niye anlamiosun yaa
- oglum neyi anlamiyorum
- ya anne 8 i otuz gece dedi ya da sekize otuz kala sen bana gelmis sekiz bucuktan bahsediyosun ogretmen oyle bucuklu bisi demedii...

KİBİRRRRRRRRR

Kibirli kendini beğenmiş insanların" istesem"kelimesini daha çok kullandıklarını farkettim.... kullanın kullanın isteyin hep isteyin bir gün biri de sizi isteyecek ....sizin istekleriniz bir başkasının midesinde gaz birikintisinden öteye gidemeyecek ...

AŞK-A DAİR

Sevgili Kocacım ,
7 yıl önce bugün gelinliğimin kuyruğuna basıp yırtmıştın.
"Canım bu topuklu ayakkabılarla dayanamıyorum" deyince . Sen de" düğün bizim değil mi çıkar öyle oyna" demiştin. Ben de sana uymuştum. İşte hayatımı kolaylaştırman bu noktada başladı sanmışken.. bu 7 yıl boyunca puzzle ın parçalarını yerleştirmeye çalışırken buldum kendimi. Hiç bir puzzle bana bu kadar keyif ve huzur vermemişti. Şimdi tamamladım ben bu puzzle ı . Evimizin en güzel köşesine asmak için seni bekliyorum :)
Seni seviyorum .

İTFAİYE NASIL ARANIR ...

Sen santralde düzeltme yaparken ofis içindeki hatlardan birini arayacağına hat almadan direk numarayı çevir. Bu sırada da nasılsa telefon çalışmıyor diye alo alo alo ses ya allahın cezası bir ses ver derken harbiden bir ses geldi:D
telefonda bir adam kahkaha krizine girmiş. "pardon" diye bir ses çıkverdi benden . hanımefendi burası itfaiye . ben nakavt. şey ben yanlış oldu derken . farkettik ...hiç kimse itfaiyeyi böyle aramaz ..... yine yaptın yapacağını ceylan .. walla pesss

HAYATTAN ALINTIDIR !!!!

Anne
---Efendim Bebik:)
---Çok önemli şeyler anlatacağım
--?????
--söyle Bakalım
--Bugün okulda çok kötü şeyler oldu
--E söylesene çatlatma adamı
---Andımızı okuyoruz ya
--eeeeee
--Küçüklerimi korumak , büyüklerimi saymak diyoruz ya
--evet ?
--İşte bizim okulda büyük sınıflardaki çocuklar bizi hiç korumuyorlar
--Neden ne oldu
---Büyük sınıflardan birkaç kişi benim bazı arkadaşlarımı dövmeye geldi
--Şaka heralde ..
---Hiç de şaka değil
---Sen ne yaptın
---Arkadaşlarımı korumaya gücüm yetmedi..Gittim başka sınıftan dev gibi bir çocuğu çağırdım.
---Ne yani başka sınıftan birini bir başkasını dövsün diye mi çağırdın
---Ne dövmesi anne ..çocuğu görünce herkes dağıldı....
----Kendimle gurur duyuorum anne
--Pardon anlamadım ? hangi sebeple ? Sonuçta bir başkasını çağırmışsın ( LÜTFEN AŞAĞIDAKİ SON CÜMLEYİ ÇOK İYİ OKUYUN )
-----
---Benim gücüm yetmese de arkadaşlarımın dövülmesine asla izin vermedim ....Böyle bir olaya sessiz kalsaydım kendimi çok kötü hiisederdim. Ben yapmadım ama sesimin duyulması için çaba gösterdim.
---Kesinlikle kutluyorum seni bitanem ... En çok da kavgaya kavga ile karşılık verilmemiş olması daha da güzelmiş.....

6 yaşındaki çocuklar kadar olamadık şu memlekette ......................................

MİNİK BÖCÜKLER :)

Oğluşum : 2000 3000 daha kac eder sence....
--Ya offf ben nasil sayayim simdi sabaha kadar mi oturup sayacam
----oglum saymiicaksin bisi ogretmeye calisiyorum..parmaklarima bak 2 bin + 3 bin kac eder biraz dusun
---- bak gelme anne bu kadar ustuuume yapamiyorum iste
--- farzet ki oyun oynuyoruz...tekrar yapalim..2 2 2 2 bin bin bin bin bin + 3 3 3 3 3 3 binnnnnnnn
-----tamam BÎNDÎM
----????????? Ara verelim biraz walla cok calistik:)))))

25 Nisan 2013 Perşembe

KARARLARIM BAŞIMIN BELASI

Ne zaman karar alsam , uygulatmamak için herkes ve  etrafımda bulunan her nesne büyük mücadele mi ediyor yoksa bana mı batıyor bunların varlıkları !!!!! aldığım karara odaklanmayacağım desem de , bütün beyin hücrelerimin sadece o kararla ilgilenmesini de hazmedemiyorum.
KARAR+ İSTİKRAR  olduğu zaman =  BAŞARI
 Demek ki neymiş aldığın kararın  davranışlarındaki samimiyetinle bütünleşemediği sürece ağzının payını alırsın demekmiş.

Aldığın kararda ne zaman bocalıyorsun ; ÇELİŞKİ = ÇELme + İŞKİllenme olduğu zaman =  Bir tarafımla gülerim

bu iki formülden isteyen istediğini uygulasın . Uzun süren çalışmalar sonucu test edildi onaylandı....

BAŞROLDE ÇANTAM

Hayatımda radikal bir karar aliyorum.....valiz gibi tasidigim cantalarin yerine minik el cantalarini kullanacagim....tabi yaninda kucuk tekerlekli valizle beraber:))))

BANA DA BİR BMW :)

Bmw 1 serisi 39.900 den baslayan fiyatlarla diyolar..tekerlekli mi tekerleksiz mi....?????

AH ŞU TOPUKLU AYAKKABILAR !!!!!!!!!

Cok ozel bir davetti....once bahcede ayakustu sohbet ettik..hadi iceriye gecelim derken bir an hareketsiz kaldim...siz gecin birazdan gelirim dedim 5 dakika gecti ee ceylan hadi ... yok yok biraz daha duracam dedim...en son esim geldi.. ceylan iyi misin..evet iyiyim... tamam da neden oldugun yerdesin ve kipirdamiyosun....ya sen elimi tut..topraga saplanan ayakkabinin topugunu cikaralim....!!!!!!!!

ZAMAN

Her şeye zaman tanı tanı tanı... zamanı geliyor bu sefer de zaman beni tanımıyor :) şey ben sıradaydım ama ama .... yürü git işine önceden rüşvetini verseydin.... boru mu yani...bu kadar adam çarptık öncelik onların .....

TİCARETTEN NAGMELER

Nutella kavanozunun üzerinde " Karadeniz'in özenle seçilmiş findiklari" diyor. Dunyanin her yerinde nutella kavanozunun uzerinde bu cumle var mi. Yoksa bunun adi kısaca " ticaret" mi?????

17 Nisan 2013 Çarşamba

KADIN

KADIN
*Saçları ile çok önemli bir  toplantı arasında seçim yapmak gerekirse , gözünü kırpmadan saçlarım diyebilen
* Her öğünde 2 kişilik yiyip de arkadaşına nasıl zayıflamış mıyım diye soran
*Sevgilisinin terketmesine rağmen , bana göre değildi diyebilen
*Girdiği bir mağazada asla ama asla kendi giydiği  bedeni kabul etmeyen
* Yolda yürürken herkesin sadece ona baktığını düşünen
*Bir erkeğin nazik bir hareketine bana asılıyor diye krizler geçiren ve içten içe de hoşuna giden
* Yaptığı bir iş görüşmesinden olumlu cevap aldığında " benden daha iyisini bulamazlardı zaten " deyip 2. gün kaprisleri yüzünden kapı önüne konan
* Dünyanın alışverişini hep en uygun rakama almış olan
* Bu alışverişin %10 u ev ihtiyacı %90 ı kılık kıyafet olup ,ertesi günü yeniden market alışverişine giden
* Telefon ve bilgisayardan çok aksesuarlarıyla ilgilenen
* Anahtarlığı  gerçek işlevinden çok değişik süs eşyası olarak kullanabilen
* Makyaj çantası yerine  çizgi film figürlü kalem kutusunu tercih eden
* Gerçekten ihtiyacı olan hiç bir şeyi çantasında bulamayan
* Her yeni kozmetik ürününün onda devrimler yaratacağına inanan ( özellikle selülit kremlerinin )
* Diyete her zaman  misafirlikte başlayıp 3 saat süren bir kasılmadan sonra evinde çikılata kavanozuna saldıran

MUHTEŞEM YARATIK ......



6 YAŞINDAYIM BEN

6 yaşında bebeğim. sorduğu sorulara anlaşılabilir cevaplar istiyor. Öncesinde anlamasa da soruyu sormuş olması yetiyordu. Ama şimdi.. anlayıncaya kadar irdeliyor. Anladığı zamanda duyduğu gururunda farkındayım. Mutlu oluyor. Bir şey daha öğrendim diyor. Anlamadığı konulara da kendi başına anlamlar getiriyor. Birazcık da kahraman hissediyor kendini. Şu sıralarda dünya onun etrafında dönüyor. Yanlışları olduğunda yardım istemeden düzeltmeye çalışıyor. Yine olmadıysa büyük bir nezaketle istiyor o yardımı. 
Faydalı olduğunu görmek istiyor. Çantasını taşıyabildiği için, kendi sandviçini hazırladığı için kocaman bir AFERİN bekliyor. O  aferinden sonra da daha da güçleniyor  hatta dizginlemek bile zor olabiliyor :) 
Bir an önce büyümek istiyor. Tam bir abi olduğunun farkında olmak istiyor. Gelecekle ilgili bir şeyler şekilleniyor. Futbolcu mu olsam , polis mi olsam diye   sorguluyor kendini ve bir şeylere de onay istiyor. 
Herşeyi rahatlıkla konuşabiliyorsunuz. Bu da ayrı bir keyif veriyor. 
Saçlarını kestirirken şeklinin ne olması gerektiğini açıklıyor artık veya pantolon alırken hangi renkte istediğini, ayakkabısının modelini buna benzer şeylerde daha net oluyor. Kendince fikirleri oturuyor ama taraf tutmuyor . Herkese kendi açısından bir hak vermeye çalışıyor. Arada sırada kimin daha fazla oyun oynadığı önemli olsa da adaletli davranıyor :) 
En önemlisi de 6 yaşındayım ben deyip artık fikirlerim, düşüncelerim , konuşmak istediklerim var diyor . 

FOTOĞRAF ÇEKMEK

Fotoğraf  çekimi konusunda profesyonel değilim. Ama makinayı elime aldığım zaman dünyayı unutuyorum. Aslında bakıp da göremediğin ne varsa o makinada saklıymış gibi.

16 Nisan 2013 Salı

YAZMAK UÇSUZ BUCAKSIZ DÜNYA

EN ÇOK YAZARKEN ÖZGÜR OLUYOR İNSAN ......HERŞEYDEN ETKİLENİRSİN DE AMA HİÇ BİR ŞEY SÖZCÜKLER KADAR ETKİLEYEMEZ SENİ......GERÇEK ESARET KELİMELERİN ELİNDEN ALINDIĞI ZAMAN BAŞLAR......

BANA DAİR

Millet benim hakkımda her şeyi öğrenip ne yapacak. Yazdıklarımla ilgilensinler yeter. Hani hayran olduğun birileri olur yaşını , eğitimini , hiç ilgilenmediğim bir konu olsa da burcunu merak ederler ya. İşte bu kadar merakta bırakmamak adına anlatayım :) 1980 Adana doğumluyum. Ama ısrarla 1980 aralık Adana doğumluyum . Kalan 11 ayın hakkını yememek gerek yoksa yaş kompleksinden değil. Şükürler olsun ki kendi işimin ve hayatımın sahibiyim. Eğitim danışmanıyım. İşimi çok seviyor olmamın beni daha da gençleştirdiğine inanıyorum . Böylece her doğumgününde yaş 1 yıl geriye atıyor. Yanında kendimi iyi hissettiğim bir çevrem var. 3 yıl yapılan dip kapı temizlikten sonra gereksiz olan herşeyi çıkarmak yaklaşık bu kadar zaman aldı :) Az dır ama ÖZ dür.
Geri kalan herşey bend e gizli kalsın :)