Her zaman disiplinli olmak için büyük bir çaba harcadım. Bazen 2 günü , bazen 1 haftayı planlardım. Açıkçası hoşuma giderdi. Kendimi rahat hissederdim. Daha huzurlu olurdum. Ne yapacagını biliyor olmak mı huzur veriyordu yoksa bir şeyleri yazıya dökmek mi ? Çookk uzun yıllar geçti anlamak için. Yazıya dökmek keyif veriyordu. Çünkü beynimden çıkıyordu. Düşüncelerimde saati günü olmayan konular gözümün önünde olunca büyük işler yapmış gibi hissediyordum kendimi ya da yapacak olmanın verdiği keyfi önceden yaşıyordum.. Kim bilir...
Ya bazen her şey o kağıda yazdıkların gibi yürümezse?
Saati , konusu , günü ... bütün detaylar tutmayınca birbirini ne olacak ? Bu sefer de kağıtla yüzleşmek ağır gelmeye başlıyordu; " Bak gördün mü , seni burada bekliyorum birikti de birikti yapılacaklar. Sen git başka uğraşlarla zaman geçir" Deliriyordum gün geçtikçe .
Okul yıllarından sonra hayatı planlamak daha zor oldu. Aslında bu noktada Kader kavramı giriyor devreye. Beklenmedik konular, hatta bir şey olmasına bile gerek kalmadan , bir bıkkınlık , enerji düşüklüğü . Hani kendini biraz akışına bırakman gerektiği dönemler olur ya .... NAsıl önceden kesştrebilir ki insan bunları .
Zaman ilerledikçe planlama yapılan kagıtlara önce saatleri yazmayı bıraktım ... Zaman daha da ilerledi... Günleri de yazmayı bıraktım. ve gün geldi plan yapmayı bıraktım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder